Anasayfa RİS-Mersin Sunum
 
 
HABERLER
Mersin 4. Gıda,Gıda Teknolojileri ve Paketleme Fuarı için geri sayım başladı.

MERSİN 4. GIDA,GIDA TEKNOLOJİLERİ ve PAKETLEME FUARI

 01-04 Nisan 2010 / Yenişehir Fuar Merkezi


HAVA DURUMU - MERSİN
AJANDA
« Temmuz 2010 »
Pte Sal Çar Per Cum Cte Paz
   1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031

Güncel Haberler..

 

“Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanun Tasarısı” Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine geldi..


İnsan, bitki ve hayvan sağlığının yanı sıra tarım ve gıda sektörü açısından çok önemli düzenlemeleri içeren pakette tartışılacak pek çok madde var.Hayvan Islah Kanunu’nun kaldırılması en çok tartışılan düzenlemelerden birisi. Bir diğeri ise, gıda işletmelerinde teknik eleman çalıştırma zorunluluğunun kaldırılması. Gıda işletmeleri açısından olumlu gibi görünen bu düzenleme, halk sağlığı açısından ciddi bir tehdit olarak görünüyor.


Nedir bu tehlike?


Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Dr. Gökhan Günaydın, Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Petek Ataman, Kimya Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Besleme ve Tüketici Hakları Derneği Başkanı Turhan Çakar ortaklaşa düzenledikleri basın toplantısında “Gıda işletmelerinde mühendis yoksa, halk sağlığı tehdit altındadır” mesajı ile yasa tasarısını değerlendirdi. Yasa tasarısının aynen kabul edilmesi durumunda halk sağlığının ciddi tehdit altında olacağına dikkat çekerken, gıda üreticilerini de sıkıntıya sokmayacak çözüm önerisi de sundu.


Toplantıda yapılan değerlendirme ve çözüm önerisi satır başları ile şöyle:


1- Türkiye’de kayıtlı yaklaşık 40 bin civarında gıda işletmesi var. Gıda üreten – dağıtan – satan tüm noktalarla birlikte bu sayı 500 binin üzerine çıkmaktadır. Tarım ve Köy

İşleri Bakanlığı’nda gıda denetçisi konumunda çalışan 5 bin civarındaki kamu görevlisinin çalışmasıyla tüm bu noktaların denetlenmesinin fiilen mümkün değil. Bu kapsamda 15 yıldır sürdürülmekte olan sorumlu yöneticilik müessesesi, gıda işletmelerinde çalışan teknik elemanların hizmetleriyle hijyen standartlarının yükseltilmesi ve gıda güvenliğinin sağlanması; böylelikle bir anlamda bu işletmelerin içeriden denetlenmesini sağlamaktadır.


2- TBMM’de görüşülmekte olan Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanun Tasarısı, sorumlu yöneticilik müessesini kaldırmakta, 30 beygir gücü ve 10 çalışanın altındaki büyüklükteki işyerlerini teknik eleman çalıştırma zorunluluğundan muaf kılmaktadır. Türkiye’deki 40 bin gıda işletmesinin yaklaşık yüzde 80′inin 30 beygir gücü ve 10 çalışanın altında kapasiteye sahip oldukları ve gıda güvenliğine aykırı uygulamaların ağırlıkla bu işletmelerden kaynaklandığı değerlendirildiğinde; sözü edilen Tasarı’nın, gıda güvenliği ve halk sağlığı için ne denli tehlikeli sonuçlar yaratacağı kolayca öngörülebilir.


3- Hükümet Tasarısı niteliğinde olan düzenleme, 30 beygir gücü ve 10 çalışanın altındaki büyüklükteki işyerlerini mikro işletme olarak saymakta ve adeta gıda güvenliği açısından risk yaratmadıkları kabulü ile bu işletmeleri kapsam dışında bırakmaktadır. Oysa gerçek, Tasarı’nın bu genel kabulünün tam tersinedir.

Kapasite raporları incelendiğinde görülecektir ki, örneğin günde bin kg dondurma üreten veya günde 4 bin adet ekmek çıkaran işletmeler, Tasarı’nın iddiasının aksine mikro işletmeler değildir. Bunlar, halk ve tüketici sağlığı açısından büyük riskler yaratabilecek ölçüde üretim gücüne sahiptir. Bu riskler, kısa vadede gıda zehirlenmesi olabileceği gibi, uzun vadede toksik ve kanserojen etkiler de olabilecektir.


4-  Gıda güvenliğinin vazgeçilmezliği ilkesi çerçevesinde, doğru üretim yapma gayreti içinde olan esnafı da koruyan çözümler bulunmalı. Tüm gıda işletmelerinin eksiksiz bir biçimde teknik eleman çalıştırma zorunluluğuna tabi tutulması, 20 beygir gücü ve 5 kişiden daha az kapasiteye sahip işyerlerinde görev yapacak, işin nevine göre konusuyla ilgili lisans eğitimi almış personelin yetkilendirilmiş denetçi niteliğiyle kamu adına çalışması ve bir anlamda denetim yapması, hizmetinin karşılığı olan ücret ve sosyal güvenlik primlerinin ise tarım bütçesine konulacak ödenek ile karşılanması ile mümkündür. Bunun tarım bütçesinde doğuracağı finansman yükü yıllık 100 milyon lira düzeyinde olacaktır. Bu rakam, 5.5 milyar lira olan toplam tarım bütçesinin 50′de 1′inden daha azdır. Üstelik bilinmektedir ki, gıda güvenliğine bütçe ayırmayan toplumlar, çok daha fazlasını sağlık harcamalarına ayırmak zorunda kalmaktadırlar.


Oda başkanlarının uyarısı ve önerisi dikkate alındığında halk sağlığı korunacağı gibi, teknik eleman istihdamı ile çok sayıda mühendis iş bulacak, daha sağlıklı ve güvenilir gıda üretecek imalatçı personel yükünden kurtulacaktır.

Kanun tasarısında ilgili olarak bahsedilmeyen fakat doğrudan etkili olan bir konu da “İşletmelerde Yalın Üretim” dir .Bir işletmenin verimli çalışmaesaslarınıçerçeveleyen,istikrarı ve kaliteyi artıran faktörleri göz ardı etmiş olmaz mıyız?

Bunun dışında İşletmelerin üretim gücü ve şekline göre kendi içinde kurması gereken Enerji Yönetimi arka planda mı kalacak?Gıda İşletmeleri için tehlike unsurları nelerdir?

Umarız herkesin yararına olan bu öneri hükümet tarafından kayda değer görülerek gerekli önlemler alınabilir.

Ayrıntılı bilgi için ;

 

Gıda Mühendisleri Odası  

www.gidamo.org.tr/

 

Ziraat Mühendisleri Odası  

www.zmo.org.tr/

 

Kimya Mühendisleri Odası  

www.kmo.org.tr/

 

Türk Mühendis ve Mimarlar Odası Birliği  

http://www.tmmob.org.tr/  

 

 


 

 

 

Tarımsal Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli

Tarımda yeni bir dönemin başlangıcı olması beklenen, “Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli”, Bakanlar Kurulu’nun 2 Mart 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan kararı ile resmen yürürlüğe girdi. 

Resmi Gazete’de yayınlanan “Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeline Göre 2010 Yılı Ürünleri Fark Ödemesi Desteğine Dair Karar”, yağlık ayçiçeği, kütlü pamuk, soya fasulyesi, kanola, dane mısır, aspir, zeytinyağı, buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale, çeltik, kuru fasulye, nohut ve mercimek olmak üzere toplam 16 üründe fark ödemesi yani prim desteği verilmesini öngörüyor.

“Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli” kararının her yıl yayınlanan destekleme primi kararnamelerinden farkı nedir?


Yağlık ayçiçeği, kütlü pamuk, zeytinyağı, kanola, soya fasulyesi gibi bazı ürünlerde 10 yılı aşkın bir süreden beri destekleme primi ödeniyor. Buğday, arpa, çavdar, dane mısır gibi hububat ürünlerinde de uzun yıllardan beri destekleme primi ödenmekte; kuru fasulye, nohut, mercimek gibi bakliyat ürünlerinde de son üç yıldan beri prim desteği sağlanıyor.

Havza modeli ile ilk kez destekleme primi kapsamına alınan veya destekleme primi kapsamından çıkarılan bir ürün olmaması, havza modeli ile getirilen bir yenilik, farklı bir durumun ortada olmadığını mı gösteriyor?

Havza modeli için çok önemli hedefler belirlenmiştir.Bunlar;


1- Tarım havzalarını belirlemek
2- Sağlıklı tarım envanteri hazırlamak
3- Üretim planlamasına imkan sağlamak
4- Hangi ürünün nerede ne kadar üretilebileceğini belirlemek
5- Çiftçinin gelirini artırmak
6- Geleceğe ait talep projeksiyonları yapmak
7- Destekleri rasyonel, yönlendirici ve etkin bir şekilde kullanmak
8- Arz açığı olan ürünlerde üretim artışı sağlamak
9- Doğal kaynakları korumak ve sürdürülebilir kullanımını sağlamak
10- Havza bazlı planlama ve yönetimle ilgili sektör talebini karşılamak
11- Muhtelif senaryolara göre üretimi planlamak

Destek miktarında, destek bütçesinde bir artış olmaması,desteklenecek ürünlerin sayısında bir  değişiklik olmaması pek de teşvik edici görünmemektedir. Türkiye, 30 havzaya bölündü. Hangi ürün hangi havzada daha verimli üretilirse o ürün sadece o havzada desteklenecekti.

Fakat, her ürün neredeyse her havza da destekleniyor. Bu uygulama ile

-Tarımda üretim planlaması nasıl sağlanacak?

-Arz açığı olan ürünlerde üretim artışı sağlanabilir mi?

-Çiftçinin geliri nasıl artacak?

-Destekler nasıl daha rasyonel ve etkin olacak?

-Fark ödemesi yapılacak 16 ürünün dışındaki ürünlere ilişkin havza modeli neyi öngörüyor?

-Şekerpancarı, tütün, yaş sebze ve meyve üretiminde veya desteklenmesinde havza modeli nasıl uygulanacak?

-Sürdürülebilirlik,rekabet,yenilikçilik gibi planlama başlıkları ertelenecek mi?

Yeni karara göre yapılacak çalışmalar için bu ve benzeri soruların açıklanması,izah edilmesi gerektiğini savunan öğretim görevlileri ve araştırmacılar;konunun ilgili kurum ve kuruluşlar   tarafından masaya yatırılmasının gerekliliğini savunmaktadırlar.


 Gübre,mazot,yem ve hayvancılık destekleri ödeniyor  

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı 2009 üretim yılına ait gübre, mazot, toprak analizi, yem, küçükbaş hayvancılık, hububat ve sertifikalı tohum desteği kapsamında 1.5 milyar lirayı üreticilerin banka hesaplarına aktardı. 


Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre şubat ayında çiftçilere ödenecek destek miktarı şöyle:
Şubat 2010 destek ödemelerinden toplam 2 milyon 600 bin çiftçimiz yararlanacak. Ocak ayında da 475 milyon lira destek dağıtan Bakanlığın 1 milyar 525 milyon liralık son ödemesiyle birlikte 2010’un ilk iki ayında dağıtımı gerçekleştirilen destek miktarı 2 milyar liraya ulaştı.

 Yapılan ödemeler, 2010 yılı içerisinde dağıtılacak olan 5,6 milyar liralık toplam teşvik ve desteklerin yüzde 36’sına karşılık geliyor.   



Destek kalemleri ve destekleme miktarları şöyle:  

Mazot Desteği    :512 milyon TL          

Gübre Desteği    :622 milyon TL
Toprak Analizi Desteği :72 milyon TL
Küçükbaş Hayvan Başı Ödeme :135 milyon TL
Yem Bitkileri Desteği   :70 milyon TL
Hububat Desteği   :100 milyon TL
Sertifikalı Tohum Kullanım Desteği :14 milyon TL
Toplam     :1 Milyar 525 Milyon TL                                     

2010 YILI TARIMSAL DESTEK MİKTARLARI

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bir ilki gerçekleştirerek ‘tarımsal destekleri ürün ekiminden önce’ açıkladı.

Çiftçilerimiz ilk kez, alacakları destekleri önceden bilerek üretim yapabilecek.Üretim ve hizmetleri planlamada büyük kolaylık sağlayacak uygulamanın tarım sektörünün gelişmesi ve kalkınması için önemli bir adım olduğu düşünülmektedir.

2010 üretim yılı için tarımsal destekleme bütçesi, 2009’a göre yüzde 5.2 oranında artırılacak. Buna göre, 2010 ürünü için 2011 yılı bütçesinden tarıma 5 milyar 897 milyon lira destekleme ödemesi yapılacak.

2010 üretim yılında, gübre, mazot, toprak analizi, hububat, bakliyat, hayvancılık gibi desteklerde 2009’a göre herhangi bir artış gözlenmezken, organik tarım, iyi tarım, yem bitkileri, tiftik ve ipek böceği, yağlık ayçiçeği, soya, kanola, aspir, zeytinyağı ve tarım danışmanlığı desteklerinde artış olacak.

Ayrıntılı bilgi için

http://www.tarim.gov.tr/Duyurular,haber_Detayli_Gosterim.html?NewsID=744


Haziran 2007’de kurulan Tarım Gıda Platformu çalışmaları ;

Başkanlık görevini Ekim 2009’da devir alan Targıd Tarım ve Gıda Ürünleri San.ve Tic. Ltd. Şti. Genel Md.Yrd. Mustafa ASPARUK ve sekretaryası Mersin Tarsus Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.

Sn. ASPARUK ‘a yeni görevinde başarılar dileriz.


BİTKİSEL ÜRETİMDE İYİ TARIM UYGULAMALARI

GAP ( good agricultural practices )

Günümüz değişen koşulları,tempolu yaşam,artan dünya nüfusu/bilinçli insan sayısının artması gıdaların güvenilirliği ve kalitesinde de sorgulanır bir hal almıştır.İnsanlar tükettikleri gıdalarda raf ömrü,besin bileşenleri,kullanım koşulları gibi özelliklere dikkat etmeye başlamışlardır.Gıda güvenliği ön plana çıkmıştır.

1997 yılında Avrupa Perakendeciler Ürün Çalışma Grubu (EUREP - Euro-Retailer Produce Working Group)'nun kar amacı gütmeyen bir girişimi olarak başlatılan EUREPGAP (yeni adıyla GLOBALGAP), EUREPGAP Teknik ve Standartlar Komitesi tarafından GAP’nin geliştirilen şartlarına göre tarladan sofraya tarımsal ürünlerde gıda güvenliği sağlama  ve kalitesini yükseltme amacındadır.

Ülkemizde uluslar arası kabul görmüş standartlara dahil olmak ve bunu uygulamak ise gerekli bir hale gelmiştir.Bu amaçla Bakanlık koordinatörlüğünde EUREPGAP-İYİ TARIM UYGULAMALARI kalite sistemiyle ilgili yönetmelik,uygulamalar rehberi,tarımsal hibeler ve bunu taahhüt edecek danışmanlık firmaları (3.kişi)  organize edilmiştir.

Bu uygulamayla ilgili son 2 yılda ciddi gelişmeler gerçekleşmiş,önemli yollar kat edilmiştir.

Uygulamanın ilk yıllarında birkaç büyük perakendeciyle başlayan organizasyon son zamanlarda gıdalarda aranılan olmzsa olmaz bir sertifika haline gelmiştir.

Ayrıca yaş meyve sebze ithalat/ihracatında taahhüt edilmesi gereken bir belge halini almıştır.           
 

İyi Tarım Uygulamaları gıdalarda bulunması gereken asgari güvenlik ve kaliteyi anlatan bir rehberdir.

İyi Tarım Uygulamaları ile tarımsal üretimde, tarımsal üretimin yapıldığı çevre ve üretimde çalışanların refahı da göz önünde bulundurulduğundan
ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi
• ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi
• OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi
     standartlarıyla birlikte         kullanılmaktadır

İyi Tarım Uygulamarıyla tüketiciler satın aldıkları ürünlerin

- mikrobiyolojik, fiziksel ve kimyasal açıdan zararlı olmadığından,

- kanunlara uygun üretildiğinden

- üretim esnasında çevreye zarar vermediğinden

- tarladan sofraya kadar olan tüm aşamalarında gerekli hijyen ve kurallarına uyulduğunu anlamaktadır.

Detaylı bilgi için faydalı linkler ;

- http://iyi.tarim.gov.tr/

- http://www.bahcesel.com/

- http://www.bahcesel.com/ilansel/uploadproduct.php (üye kaydı yaparak ücretsiz ilan verebilirsiniz)

- http://www.bahcesel.com/forumsel/temel-tarimsal-bilgiler/19083-iyi-tarim-uygulamalari-hakkinda-kisa-bilgiler  ( özet bilgilendirme)

- http://www.tse.org.tr/ (anasayfa)                                                                     

      - Tarım ve Ziraat Bilgi Bankası

Organik tarım ve iyi tarım uygulamaları yapan çiftçiler .. 
www.tarimziraat.com 

- http://www.egitimilanlari.com/

- http://www.egitimilanlari.com/default.asp?pg=egitim_detay&e_id=2993 (iyi tarım                                 uygulamarı için)      

    


Copyright © 2007, RİS-Mersin Tarım Gıda Platformu. Tüm hakları saklıdır. Sitenin kullanımı Kullanım Şartlarımıza tabidir saklıdır.
www.mersintarimplatformu.com